HINIS BELEDİYESİ PAYLAŞIM SİTESİ

HINIS BELEDİYESİ PAYLAŞIM SİTEMİZDE KÖYÜNÜZÜN TANITIMINI YAPABİLİRSİNİZ
 
AnasayfaAnasayfa  GaleriGaleri  SSSSSS  AramaArama  Üye ListesiÜye Listesi  Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yap  
Giriş yap
Kullanıcı Adı:
Şifre:
Beni hatırla: 
:: Şifremi unuttum
Arama
 
 

Sonuç :
 
Rechercher çıkıntı araştırma
En son konular
» Buy generic cialis online now
Perş. Ağus. 04, 2011 2:25 pm tarafından Misafir

» hi, guys!
Perş. Ağus. 04, 2011 7:53 am tarafından Misafir

» hentai jeu hentai jigglygirls
Perş. Ağus. 04, 2011 12:01 am tarafından Misafir

» slot machines play money free
Çarş. Ağus. 03, 2011 2:37 pm tarafından Misafir

» Streptococcus infects humans by thwarting blood clotting
Çarş. Ağus. 03, 2011 7:08 am tarafından Misafir

» fish oil and weight loss
Çarş. Ağus. 03, 2011 4:53 am tarafından Misafir

» Insurance
Çarş. Ağus. 03, 2011 4:20 am tarafından Misafir

» äíåâíûå ïğè÷åñêè íà äëèííûå âîëîñû ôîòî
Salı Ağus. 02, 2011 9:30 pm tarafından Misafir

» Virtually as cheap as download
Salı Ağus. 02, 2011 7:17 am tarafından Misafir

Tarıyıcı
 Kapı
 Indeks
 Üye Listesi
 Profil
 SSS
 Arama
Anket
Istatistikler
Toplam 234 kayıtlı kullanıcımız var
Son kaydolan kullanıcımız: egesiyaset

Kullanıcılarımız toplam 415 mesaj attılar bunda 221 konu
Kimler hatta?
Toplam 2 kullanıcı online :: 0 Kayıtlı, 0 Gizli ve 2 Misafir

Yok

Sitede bugüne kadar en çok 23 kişi Cuma Nis. 27, 2012 7:01 pm tarihinde online oldu.
Anahtar-kelime

Paylaş | 
 

 Lao Tzu'nun öyküsü...(sabır)

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 200
Kayıt tarihi : 26/06/08

MesajKonu: Lao Tzu'nun öyküsü...(sabır)   Salı Tem. 08, 2008 2:27 pm

Köyün birinde bir yaşlı adam varmış. Çok fakirmiş ama Kral bile onu kıskanırmış... Öyle dillere destan bir beyaz atı varmış ki, Kral bu at için ihtiyara nerdeyse hazinesinin tamamını teklif etmiş ama adam satmaya
yanaşmamış..

"Bu at, bir at değil benim için; bir dost, insan dostunu satar mı" dermiş hep. Bir sabah kalkmışlar ki, at yok. Köylü ihtiyarın başına toplanmış:
"Seni ihtiyar bunak, bu atı sana bırakmayacakları, çalacakları belliydi.
Krala satsaydın, ömrünün sonuna kadar beyler gibi yaşardın. Şimdi ne paran
var, ne de atın" demişler...

İhtiyar: "Karar vermek için acele etmeyin" demiş. "Sadece at kayıp" deyin,
"Çünkü gerçek bu. Ondan ötesi sizin yorumunuz ve verdiğiniz karar. Atımın
kaybolması, bir talihsizlik mi, yoksa bir şans mı? Bunu henüz bilmiyoruz.
Çünkü bu olay henüz bir başlangıç. Arkasının nasıl geleceğini kimse
bilemez."

Köylüler ihtiyar bunağa kahkahalarla gülmüşler. Aradan 15 gün geçmeden at,
bir gece ansızın dönmüş... Meğer çalınmamış, dağlara gitmiş kendi kendine.
Dönerken de, vadideki 12 vahşi atı peşine takıp getirmiş. Bunu gören
köylüler toplanıp ithiyardan özür dilemişler.
"Babalık" demişler, "Sen haklı çıktın. Atının kaybolması bir talihsizlik
değil adeta bir devlet kuşu oldu senin için, şimdi bir at sürün var.."

"Karar vermek için gene acele ediyorsunuz" demiş ihtiyar. "Sadece atın geri
döndüğünü söyleyin. Bilinen gerçek sadece bu. Ondan ötesinin ne
getireceğini henüz bilmiyoruz. Bu daha başlangıç.
Birinci cümlenin birinci kelimesini okur okumaz kitap hakkında nasıl fikir
yürütebilirsiniz?"

Köylüler bu defa açıkça ihtiyarla dalga geçmemişler, ama içlerinden "Bu
herif sahiden geri zekalı" diye geçirmişler... Bir hafta geçmeden, vahşi
atları terbiye etmeye çalışan ihtiyarın tek oğlu attan düşmüş ve ayağını
kırmış. Evin geçimini temin eden oğul şimdi uzun zaman yatakta kalacakmış.
Köylüler gene gelmişler ihtiyara. "Bir kez daha haklı çıktın" demişler.

"Bu atlar yüzünden tek oğlun, bacağını uzun süre kullanamayacak. Oysa sana
bakacak başkası da yok. Şimdi eskisinden daha fakir, daha zavallı
olacaksın" demişler. İhtiyar "Siz erken karar verme hastalığına
tutulmuşsunuz" diye cevap vermiş.

"O kadar acele etmeyin. Oğlum bacağını kırdı. Gerçek bu. Ötesi sizin
verdiğiniz karar. Ama acaba ne kadar doğru. Hayat böyle küçük parçalar
halinde gelir ve ondan sonra neler olacağı size asla bildirilmez."

Birkaç hafta sonra, düşmanlar kat kat büyük bir ordu ile saldırmış. Kral
son bir ümitle eli silah tutan bütün gençleri askere çağırmış. Köye gelen
görevliler, ihtiyarın kırık bacaklı oğlu dışında bütün gençleri askere
almışlar. Köyü matem sarmış. Çünkü savaşın
kazanılmasına imkân yokmuş, giden gençlerin sonunda ya öleceğini ya da esir
düşeceğini herkes biliyormuş.

Köylüler, gene ihtiyara gelmişler... "Gene haklı olduğun ortaya çıktı"
demişler. "Oğlunun bacağı kırık, ama hiç değilse yanında. Oysa bizimkiler,
belki asla köye dönemeyecekler. Oğlunun bacağının kırılması, talihsizlik
değil, şansmış meğer..."

"Siz erken karar vermeye devam edin" demiş, ihtiyar. "Oysa ne olacağını
kimseler bilemez. Bilinen bir tek gerçek var. Benim oğlum yanımda,
sizinkiler askerde... Ama bunların hangisinin talih, hangisinin şanssızlık
olduğunu sadece Allah biliyor."


Lao Tzu, öyküsünü şu nasihatla tamamlamış:
"Acele karar vermeyin. Hayatın küçük bir dilimine bakıp tamamı hakkında
karar vermekten kaçının. Karar; aklın durması halidir.
Karar verdiniz mi, akıl düşünmeyi, dolayısı ile gelişmeyi durdurur.
Buna rağmen akıl, insanı daima karara zorlar. Çünkü gelişme halinde olmak
tehlikelidir ve insanı huzursuz yapar. Oysa gezi asla sona ermez. Bir yol
biterken yenisi başlar. Bir kapı kapanırken, başkası açılır. Bir hedefe
ulaşırsınız ve daha yüksek bir hedefin hemen...
oracıkta olduğunu görürsünüz."
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://hinisbelediyesi.easyforumonline.com
 
Lao Tzu'nun öyküsü...(sabır)
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» Genişlik, sabırdan doğar h.z mevlana
» SABİTE ALMA YETKİSİ
» SABİT butonu
» ! >>>>> KONU SABİTLEME HAKKINDA <<<<< !
» Konuları SABİT yapmak

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
HINIS BELEDİYESİ PAYLAŞIM SİTESİ :: HINISIN TANITIMI :: MAKALE,ŞİİR,YORUM-
Buraya geçin: